Loading
Quartz A&C
Quartz A&C
  • 05.02.2026 14:02
  • Bültenler

AYLIK BÜLTEN - 2026 OCAK

EKONOMİ GÜNDEMİ

Enflasyon Verisi ve Beklenti Kanalı

Ocak ayı enflasyon verisinin piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşmesi, yalnızca fiyat artışlarına işaret etmekle kalmamakta; aynı zamanda ekonomi yönetimine duyulan güven üzerinde de aşındırıcı bir etki yaratmaktadır. Enflasyon beklentilerinin bozulması, iktisat literatüründe “kendi kendini gerçekleştiren kehanet” olarak tanımlanan süreci tetikleyebilmekte ve fiyatlama davranışlarını doğrudan etkilemektedir.

Bu çerçevede şirketlerin fiyatlama ve stok yönetim stratejilerini, resmi enflasyon hedeflerinden ziyade gerçekleşme ve sapma risklerini dikkate alarak planlamalarını tavsiye etmekteyiz.

 

Döviz Kurları ve Faiz Dinamiği

Merkez Bankası rezervlerinde son dönemde gözlenen toparlanmaya rağmen ülke risk priminin hâlen yüksek (görece) seviyelerde seyretmesi ve politika faizlerinde başlayan düşüş süreci, kur üzerindeki yukarı yönlü baskının artmasına zemin hazırlamaktadır.

Özellikle mevduat faizlerinin düşüş hızına kıyasla kredi faizlerinin aynı oranda gerilememesi, tasarruf sahiplerinin döviz ve alternatif varlıklara yönelme eğilimini artırmaktadır. Bu dinamiklerin yıl sonuna kadar kademeli şekilde kur üzerindeki baskıyı artırması beklenmektedir.

Şirketlerin varlık yönetimlerinde bu dinamikleri göz önünde bulundurmasını tavsiye ediyoruz.

 

Bölgesel Jeopolitik Riskler

ABD–İsrail–İran hattında artan gerginlik, Türkiye açısından önemli dış risk başlıklarından biridir. Türkiye’nin Suriye sürecini dikkatli yönetmiş olması önemli bir avantaj olmakla birlikte, ABD’nin İran’a doğrudan müdahil olduğu bir senaryoda, Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı diplomatik ve ekonomik baskılar oldukça zor yönetilebilir nitelikte olacaktır.

Böyle bir senaryoda kur ve enerji fiyatları başta olmak üzere ani risklerin devreye girme ihtimali bulunmaktadır.

Bu nedenle şirketlerin gelişmeleri yakından takip etmeleri; tedarik ve satış ağlarını Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi farklı coğrafyalara yayarak bölgesel yoğunlaşma riskini azaltmaları tavsiye edilmektedir.

 

AB – Hindistan Ticari Yakınlaşması

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında uzun yıllardır devam eden serbest ticaret müzakerelerinde son dönemde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Sürecin anlaşmaya evrilmesi halinde, orta ve uzun vadede AB pazarına ihracat yapan Türk şirketleri açısından rekabet baskısının artması söz konusu olabilir.

Bu noktada Türkiye’nin AB nezdinde etkin lobi ve diplomatik girişimlerde bulunması stratejik önem taşımaktadır.

 

ABD Kaynaklı Küresel Belirsizlikler

ABD’de hem iç hem de dış politikada artan öngörülemezlik, küresel finansal piyasalarda belirsizliği artırmaktadır. Uluslararası norm ve teamüllerden sapmaların artması, siyah kuğu risklerini geçmiş dönemlere kıyasla daha görünür hale getirmiştir.

Bu süreçte şirketlerin emtia ve döviz risklerine karşı mümkün olan ölçüde korunma (hedge) mekanizmalarını devreye almaları fayda sağlayacaktır. İçinde bulunduğumuz yıl tarafımızca kârlılığı artırma yılından ziyade, maliyet şoklarına karşı zarar etmeme yılı olarak değerlendirilmelidir.

 

Finansal Piyasalarda Oynaklık ve Emtia Fiyatları

Küresel piyasalarda rasyonel fiyatlama ile açıklanması zor oynaklıkların arttığı gözlemlenmektedir. Bu belirsizlik ortamının bir süre daha devam etmesi beklenmektedir.

Emtia fiyatlarındaki yükselişin daha dengeli bir seyir izlemesi beklenmekle birlikte, olası aşırılıklar karşısında panik kararlar alınmaması ve fiyat düzeltmelerinin beklenmesi rasyonel olacaktır.

Ayrıca kritik üretim girdileri açısından tedarik güvenliğinin sağlanması, olası küresel arz sıkıntılarına karşı koruyucu bir yaklaşım olacaktır.

Emtia bazlı satış fiyatlandırması yapan firmalarda uzun vadeli fiyat sabitleme uygulamasından uzak durulmasını tavsiye etmekteyiz.

 

 

EKOPOLİTİK GÜNDEM

Ticaret Savaşları ve Tarifeler

Washington kaynaklı adımlar ticaret gerilimini yeni bir faza taşıdı: İran’la iş yapan ülkelere %25 ek tarife ve ileri yarı iletkenlere %25 hedefli tarife hattı duyuruldu; buna karşı Avrupa Birliği cephesinde Zorlamaya Karşı Araç (Anti-Coercion Instrument) dâhil ABD’den ithal edilen 93 milyar euroluk ürüne misilleme seçenekleri masaya kondu. Grönland dosyası üzerinden tırmanan transatlantik gerilim, NATO eksenli temaslar sonucunda ABD’nin planlanan tarifeleri geçici olarak askıya alması ve AB’de onay sürecindeki bazı başlıkların dondurulmasıyla “kontrollü soğuma”ya evrildi. Hindistan örneğinde -Rusya petrolüne ilişkin pozisyonla bağlantılı- ABD tarifesinin %25’ten %18’e indirilebileceğine dair sinyal ise hedefli istisna/ayarlama kapısının açık kaldığını gösterdi.

Ancak, ileri teknoloji tedariklerinde (yarı iletkenler), enerji/metaller ve kritik girdilerde parçalı ayrışma eğilimi güçlenmekte; ülke dışı yetki kullanımına dayalı düzenlemeler ve ikincil yaptırımlar firmalar için çifte uyum baskısı yaratmaktadır. Zamanlama belirsizliği, dava süreçleri ve olası misillemeler nedeniyle teslim süreleri ve maliyetlerde dalgalı bir seyrin sürmesi muhtemeldir.

Genel olarak, Ocak 2026 tablosu jeopolitik tarife risk priminin yıl boyunca yüksek kalabileceği, şirketler açısından da sözleşme mimarisinde tarife/yaptırım geçiş hükümleri, menşe-CBAM uyumu ve esnek fiyatlandırma yaklaşımlarının öneminin artacağına işaret ettiği kanaatindeyiz.

 

2026 Jeopolitik Matrisi

Avrupa: Yeniden silahlanma ivmesi, bütçe açıklarını büyütebilir.

Ortadoğu: Deniz yolları ve enerji akışı tek hata ile boğulabilir.

Asya: Tayvan/çip ekosistemi kırılgan; tekil kriz tüm teknoloji zincirini durdurabilir.

Latin Amerika: ABD odağının artması etki alanları rekabetini güçlendirmektedir.

Bu dört alanın eşzamanlı baskısı küresel büyüme ve ticarete kümülatif risk yaratmaktadır. Ancak bölgesel iş birliği ve tedarik çeşitlendirmesiyle şok soğurma kapasitesi artırılabilir.

2026 Küresel Riskler Raporu’na göre de yeni rekabet çağında jeopolitik ve ekonomik riskler artıyor. Rapora göre jeoekonomik çatışma, 2026 için en büyük küresel risk olarak ortaya çıkarken onu devletlerarası çatışma, aşırı hava olayları, toplumsal kutuplaşma ve yalan haber ve dezenformasyon izliyor.

2026 için şirket ölçeğinde senaryo çeşitlendirmesi ve riskten korunma mimarisinin çekirdek gündem olmayı sürdüreceği değerlendirilmektedir.

 

Dünya Ekonomik Forumu – Davos 2026

Dünya Ekonomik Forumu 19–23 Ocak 2026’da Davos’ta “A Spirit of Dialogue” temasıyla yapıldı. Oturumlarda öne çıkan başlıklar, “çökmekte olan bir dünya düzeni”, “yükselen tek taraflılık”, “yapay zekâ tehdidi”, “geri dönüş yok”, “geçiş değil kırılma”, “eski düzen geri gelmeyecek”, “herkes birbiriyle iyi geçinmek zorunda”, “küresel büyüme ölebilir” oldu. Resmî çerçeve diyalog vurgusunu öne çıkarsa da gündem; jeopolitik gerilimler, ticaret-tarife hattı ve AI’nın üretkenlik ile balon riskleri çevresinde yoğunlaştı.

Davos 2026, diyalog çağrısına rağmen kırılgan mimari + tek taraflı adımlar ikilemini görünür kılmış; iş dünyası açısından kısa vadede politika belirsizliği, orta vadede AI ve tedarik zinciri kaynaklı yeniden-konumlanma ihtiyacının güçlendiğine işaret etmektedir.

 

Grönland dosyası

Trump’ın Grönland’ı ABD açısından “ulusal güvenlik meselesi” ilan eden beyanları, Beyaz Saray’ın tüm seçenekler vurgusu ve akabinde “askerî güç kullanılmayacak, satın alma müzakereleri yapılsın” mesajlarıyla şekillenmiştir. Avrupa kanadında, Danimarka’nın davetiyle Almanya çok uluslu keşif çalışmasına askeri ekip gönderme kararı almış; Kopenhag ada çevresinde askerî varlığın artırılacağını duyurmuştur. Bu süreçte ABD’nin sekiz Avrupa ülkesine yönelik tarife açıklamaları transatlantik hattı gererken, NATO çerçevesi üzerinden yürütülen temaslarla Washington tarafı tarifeleri geçici olarak askıya almış; Avrupa Parlamentosu ise AB–ABD ticaret anlaşmasının onay sürecini süresiz askıya almıştır.

Bununla birlikte, NATO koordinasyonu ile deniz alanı gözetimi ve caydırıcılık boyutunun kurumsal zemine taşınması güvenlik risklerini yönetebilir; eşzamanlı olarak AB içinde Zorlamaya Karşı Araç (Anti-Coercion Instrument) tartışmalarının hızlanması, olası ticari baskılara karşı ortak politika geliştirme eğilimini güçlendirmektedir. Ancak, tarife/karşı tedbir ihtimallerinin gündemde kalması ve Grönland’ın hukuki statüsü–kaynak potansiyeli etrafındaki rekabet, transatlantik ticaret ve tedarik akışlarında dönemsel belirsizlik yaratmayı sürdürebilir.

Türkiye açısından, savunma-sanayi tedarik zincirleri ve AB ile ABD arasındaki ticari rejim tartışmalarının seyri yoluyla dolaylı etkiler öne çıkmaktadır. Bu konuda 2026 ilk çeyreği boyunca sert söylem fakat kontrollü uygulama dengesinin korunacağı değerlendirilmektedir.

Avrupa–Rusya: “Yeniden Denge” Söylemi

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, uzun vadede Rusya ile denge kurma hedefini dillendirirken; Kremlin, Avrupa ile ilişkileri yeniden inşa etmeye açık olduğunu vurgulamıştır.

Bununla birlikte, güvenlik mimarisi ve savaşın nihai statüsü belirleyici olacaktır. Ancak, yaptırım rejimleri ve iç siyaset dinamikleri kısa vadede yakınlaşmayı sınırlayabilir. 2026’da “temkinli temas–sınırlı normalleşme” penceresinin izleneceği değerlendirilmektedir.

 

Türkiye: Genç İstihdam Programı

Staj Desteği, NEET İşgücü Uyum, İşkur Gençlik, İşe İlk Adım ve Geleceğim Meslekte bileşenleriyle toplamda milyonlarca genci işgücü piyasasına kazandırmayı hedefleyen geniş ölçekli bir paket açıklanmıştır. Programlar ile 3 milyon gencin işgücü piyasasına kazandırılması ve 750 bin meslek lisesi öğrencisinin birebir takip edilmesi hedeflenmektedir. 2026-2028 OVP’de hedeflenen %7,8 işsizlik oranının altına düşürülmesi ve OECD’de %11,5 olan genç işsizlik oranının Türkiye’de daha düşük seviyelere indirilmesi amaçlanmaktadır. Bununla birlikte, programın etkinliğinin bütçe tahsislerinin zamanlaması, işletme iş birliği ve ölçülebilir yerleştirme oranlarına bağlı olacağı açıktır. Ancak genç işsizlikte kalıcı iyileşme için bölgesel eşleşme ve mesleki beceri uyumunun izlenmesinin kritik olacağı tarafımızca değerlendirilmektedir.

 

İmalat Sanayine 100 Milyar TL Finansman & KOSGEB İndirimi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm imalat sanayi için 100 milyar TL tutarında uygun koşullu finansman ve istihdamını koruyan KOBİ’lere KOSGEB üzerinden +10 puan indirim duyurmuştur. Faiz yapısı, teminatlandırma ve program detayları etkinliği belirleyecektir.

        



Sorumluluk Reddi Beyanı

Bu bülten, genel bilgi amaçlı hazırlanmıştır ve yalnızca bilgilendirme amacı taşımaktadır. İçerikteki bilgiler, herhangi bir yatırım, ticaret veya karar alma sürecine doğrudan rehberlik etme amacı taşımamaktadır. Tüm okuyucular, belirtilen konulara dair kararlarını vermeden önce bağımsız araştırma yapmalı veya profesyonel danışmanlık hizmeti almalıdır. Bu bültende yer alan yorumlar ve değerlendirmeler, editörlerin kişisel görüşlerini yansıtmakta olup, herhangi bir kurum veya kuruluşun resmi görüşlerini temsil etmemektedir. Quartz A&C, içerikteki herhangi bir hata veya eksiklikten dolayı sorumluluk kabul etmez.